31 Mayıs 2011 Salı

Yazmasam olmaz!

- Otur, dedi.
- Neden?
- Rahatsız olmuyor musun?
- Yoo..
- Yorulmuyor musun?
- Hayır? Çoktandır oturuyorum zaten. Oturmaktan yoruldum.

- N'apabiliriz ki?
- Valla ben bildiğim işi yapıyorum.
- Nedir o?
- Yazıyorum. Belki yolu bu taraflara düşenler belki de bu deryada kendini kaybedenler rastlar da okursa diye yazıyorum. Bunları yazmasam olmaz. Zaten şimdiye kadar hep oturdum şimdi kalkma zamanı.
- Sen bunları yazarsan bir şeyler değişir mi?
- Yazmak, zamana not düşmektir. Bir şeylerin değişmesini sağlayamasam bile ileriye yönelik atılmış bir işaret fişeğidir. Bir imzadır. Varsın olsun, değişmesin.

Dedim ya, geleceğe dair not düşmektir muradım.

Bir, durup dururken bir generali tutukladılar. Amaç şu, askerin herhangi bir tepkisinde, askeri millete şikayet etmek.

İki, cuntacı cumhurbaşkanını ifadeye çağırdılar. Amaç şu, askerin karşısında dimdik ayakta duruyoruz. Biz askeri muma çeviren iktidarız.

Hırçınlaşan iktidar demeci:

CHP'ye oy verenler ateisttir.

Bir şey daha bekliyorum, o da şu:

MHP'ye oy verenler ahlaksızdır.

Ya da;

MHP gelirse pornoyu serbest bırakabilir.

Read more...

27 Mayıs 2011 Cuma

Kırkikindi Mogan'da güzeldir

-kara bulutlar yaklaşırken-

Wikipedia Kırkikindi için şu tanımı kullanır:

"Kırkikindi, İç ve Doğu Anadolu'da, ilkbahar ve yaz aylarında öğleden sonra, ikindi saatlerinde görülen konveksiyonel yağışlara halk arasında verilen isimdir. Bu yağışlara, genelde ikindi vakti başladığı ve 40 gün yağdığına inanıldığı için Kırkikindi yağışları denmiştir."

Kırkikindi İç Anadolu'da, özellikle de Ankara'da başka yaşanır.
Ankara'da ise asıl Kırkikindi yağışları Gölbaşı'nda görülür.
Onun tadına en fazla Gölbaşı'ında varılır.
En güzel anına gölün başında yani Mogan Gölü'nün yanıbaşında rastlanır.
Evet..
Kırkikindiler başladı..

-gölün başı-1-

-gölün başı-2-

Read more...

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Son durum

Bir süredir (tamam uzunca bir süredir) şöyle dolu dolu yazamıyorum. Hayatımda yoğun gelişmeler oluyor. Tam yazayım derken yeni bir şeyler çıkıyor ve bir kere daha bu isteğimi ertelememe neden oluyor.

Peki bu tam olarak ne zamandan beridir böyle?
Eylül'den.

Memleketin birinde işe girdim. Tam oldu, rahata erdik derken, beni başka bir yere gönderdiler. Dilin iyi değil, git biraz bir şeyler öğren dediler. Dediklerini yaptım tabi, mecburen. Onlar için yağmur demedim, çamur demedim, ingilizce öğrendim. Sınava tâbi tuttular, mod-medyana uydum, geçtim. Bu sefer seni başka yere göndereceğiz, ama bu sefer bu kadar kısa sürmeyecek dediler. Nereye dedim? Bir şey demediler. Gidince görürsün demekle yetindiler. Tamam dedim, kabul ettim. Gönderdiler işte başka bir yere. Yani şimdi bulunduğum yere. Burada uzuuunnca bir süre kalıp fizikçilerin içinden çıkamadığı big bang ve ışınlanma gibi konulara açıklık getirip, süper hızlı bilgisayarlar geliştireceğim. Gönderiliş amacım bu muydu, ben bile karıştırmış olabilirim.
İşte bu yazıyı da, bu işlerin güçlerin arasında yazıyorum.
Neyse ben şimdi çıkıyorum (facebook çıkışı gibi oldu), servise yetişmem gerek.

Son durum budur. Onu arzedeyim dedim.

Read more...
Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST