13 Ekim 2009 Salı

Kifayetsiz Teşebbüs

SUgibiOL:

Bilirsiniz...

Su bazen sürahiden bardağa dökülür. En berrak haliyle sana ulaşır. Sen de onu en müthiş susuzluğunla kana kana içer, cana gelirsin. Hayat kaynağın, yaşam reçeten haline gelir. Seni hayata bağlar.

Su bazen şırıl şırıl akan bir şelale olur. Geçersin karşısına. Ve en dayanılmaz ve en görkemli haliyle tüm ihtişamıyla akar. Gözün gönlün açılır, ferahlarsın. Tüm sıkıntılarını unutur, dalarsın suyun sesine, suyun güzelliğine. Kana kana izlersin doyana kadar.

Su bazen gürül gürül akan bir nehir olur. Önüne geleni sürükler, götürür bilinmeze. Etrafında oynayan minik Zeynep'in ayağı kayar, düşer suya. Götürür taa nerelere Zeynep'i. Kurtulamaz minik kız. En sevdiği şey olan su, kendisine mezar olur.

Su bazen kudurmuş bir tsunami olur. Denizden kabararak gelir ve hiçbir günahı olmayan canlıları alır altına. Herkesi. Değiştirir dünyayı, bozar biçimlerini her şeyin. Bir zamanlar üzerinde yüzüp keyiflendikleri deniz, kendilerini en olmaz zamanda yakalamıştır.

Gördüğünüz gibi, tüm bunların hepsi sadece bir şeyden kaynaklanmıştır: Su'dan... Ama suyun değişik formlarından gelir bu farklılıklar.

Niyetler çok önemlidir. Masanın üstünde duran suyun niyeti hayat vermek olurken, önüne gelen her şeyi sürükleyen suyun niyeti can almaktır.

İşimiz insanla olduğuna göre, konumuz da insandır. Dünyada yüzde yüz "iyi" veya yüzde yüz "kötü" insan yoktur. Herkeste bunlardan bir derece vardır. İyi olan insanda iyilik ağır basarken diğerinde kötülük ağır basar. Yani iyilikle kötülük birbiriyle kankadırlar, içli dışlıdırlar.

Su gibi ol! Bir emir gibi duruyor değil mi?
Su gibi olacaksın! Aslında emir gibi görünse de bir tavsiyedir hayata dair. Ve fazla da büyük bir tavsiye değildir. Öyle ahım şahım, hayatı çözmüş bir felsefe de değildir bana göre. Hayatta "mutlu" olmayı kendine adeta vazife edinmiş birinin küçücük bir düsturudur, ipucudur. Ama işe yarar çoğunlukla...

Bir kimsenin gerçek niyetini gayet iyi biliyorsanız, onun niyetinden eminseniz eğer, her zamanki (mevcut) bulunduğunuz durumu değiştirecek ve herkese niyetleri kabilinden mukabele edeceksiniz. Maksadım şudur: Size kötülük için yaklaşan birine -ne kadar iyi birisi olursanız olun- kötülükle karşılık vereceksiniz. Anladığı dilden...

Zamanla "su gibi ol" deyişini, anlamına uygun olarak şöyle de kullandığım oldu: Yazdığım yazılarda bir konuya sınırlanmadım, her konudan biraz biraz yazdım. Gün geldi spor yazdım, politikaya girdim; gün geldi ekonomi yazdım, teknolojiye değindim. Ama en çok da yaşamı yazdım: dostluğu, aşkı, anıları, tatilleri, otobüs hikayelerini, eylülü, Zuhal'i...
O yüzden tam da adına uygun oldu bu blog, su gibi yani...

2 yorum:

kertis 25 Ekim 2010 11:43  

Su bazen gözyaşıdır.

zihni 25 Ekim 2010 14:36  

Hayatta o da vardır..

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST