12 Haziran 2008 Perşembe

Suyun sırrını taşıyan adam

Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde
Tanrı Dağları'ndan inen Şeker ırmağı akar.
Şeker ırmağı, yüksek dağların sırrını taşırmışçasına
suları köpükler içinde iner Şeker köyüne.
İşte tam bu noktadan sonra sakinleşir,
köpükleri durulur, huzur içinde durgun akmaya başlar.
Şeker ırmağı taşıdığı sırrı, birisine devretmiş de rahatlamış gibidir.
Şeker suyunun dorukları göklere uzanan Tanrı Dağları'ndan
alıp taşıdığı sırrı devralan, Aytmatov'dur.
Artık sırrı taşımanın ağırlığıyla, sırrın verdiği sorumluluğun
yüküyle yaşayacak ve yazacak olan,
Cengiz'dir.

Mekanın cennet olsun...

Read more...

7 Haziran 2008 Cumartesi

Devam...

Read more...

6 Haziran 2008 Cuma

Ne Mutlu Bize(!)

Bu yoğun günlerimde bu notu bırakmak istedim:

"Kriz yaratma konusunda üzerimize yok. Giderek bir 'yargıçlar ülkesine' dönüşüyoruz. Geçmisin darbeleri, artık yargıçlar ve bir kısım bürokratlar üzerinden yapılıyor.
Bunlara da galiba 'post modern darbe' diyebiliriz. Önümüzde bir mesele kalmıştır. O da AKP'nin kapatılması olacaktır. Böylece devletimizi ve ülkemizi daha çok korumuş, geleceğimizi garanti altına almış olacağız. Ne mutlu bize(!)

İyi günler dilerim, günlük..."

Read more...

3 Haziran 2008 Salı

Ses Bayrağımız Türkçe

Taha akyol'dan müthiş yazı. 6. Türkçe Olimpiyatları hakkında:

BÜYÜK şair ve düşünür Yahya Kemal, Türkçenin “ses bayrağımız”
olduğunu söylerdi. Pazar akşamı “ses bayrağımız”ın ulaştığı 110 ülkeden,
her ırktan, her dinden dünya çocuklarını dinledim. Azerbaycan’dan,
Kazakistan’dan, Bosna’dan, Ukrayna’dan, Kenya’dan, Vietnam’dan dünya
çocukları...Sudanlı zenci Vallaa Nur, on yaşlarında var yok; Bedri Rahmi’nin
“Türküler Dolusu” adlı şiirini okuyor! O kadar güzel okuyor ki çocukluğumun
Anadolu’su canlanıyor gözlerimde.Kenyalı Samuel, Cem Karaca’nın “Dervişanız,
dervişan” diye başlayan Bektaşi nefesini okuyor; başında Cem Karaca usulü
fötr şapkasıyla...Her ırktan, her dinden bu dünya çocuklarının, sadece iki ortak
yönleri var: Dünyanın en kıymetli değeri olan çocuklukları ve bir de öğrendikleri
Türkçe!
Koro halinde Türkçe şarkı söylüyorlar:“Biz dünya çocuklarıyız / Bir ağacın dalıyız...”

Doğu’dan Batı’ya
Sahnede sarışın, sevimli bir kız çocuğu; üzerinde Slavları andıran
bir kıyafet, on yaşlarında sanırım; ismi Allova... Evet, Beyaz Rusmuş. “Gesi Bağları”
türküsünü söylüyor.Ukraynalı Anastasya’dan “Beraber yürüdük biz bu yollarda”
şarkısını dinliyoruz.Mogolistanlı öğrenci Dalgorno Sayınbaya “ata yurdunguzdan”
geldiğini söylüyor, Necip Fazıl’ın “Sakarya” şiirini okuyor. Azerbaycanlı ve Bosnalı
çocuklar, Yunus’un “Aşkın aldı benden beni” ilahisini söylüyor.Yüreğimde bir kere
daha hissettim ki, dünyanın en güzel yüzleri çocuk yüzleridir, en güzel sesleri çocuk
sesleridir! Siyah olsun, sarı olsun, beyaz olsun, fark etmiyor.Dikkatimi çekti, korolarda
ve oyun ekiplerinde farklı din ve ırklardan çocuklar bir araya getirilerek kaynaşmalarına
özen gösterilmiş. Şarkılarında, türkülerinde “Eskimo kardeşim, Afrikalı kardeşim” gibi
ifadeler var.Mozambikli Henrik, “Ben bir siyah gülüm, ben Afrikalıyım” diye çok güzel
bir şiir okudu.
Türkçenin okulları
Size “6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları” töreninden kesitler sundum.
110 ülkeye yayılmış idealist öğretmenlerin Türkçe ve İngilizce eğitim verdiği
okulların öğrencileri bunlar. Törende verilen ödüller “Atatürk Türk Dili Ödülü”,
yahut “Ali Şir Nevai Türkçe Ödülü” veya “İsmail Gaspıralı Basın Ödülü” gibi
adlar taşıyor. Son olarak Kuzey Irak’a da götürdüler “ses bayrağımız” Türkçeyi.
Evet, Fethullah Gülen Hoca’nın manevi teşvikleriyle açılan okullardan bahsediyorum
ve bazı çevrelerin bu okullara öfkesini bilmiyor değilim.Evet ama bunlar çoğu
Müslüman bile olmayan o ülkelerde şeriat darbesi mi yapacaklar?! Ses bayrağımız
Türkçe niye çeşitli ülkelere gitmesin?! Fransa’nın en “laikçi” başbakanlarından
Gambetta, 1890’larda Fransa’da Katoliklere hayatı zehir etmiş ama Kuzey Afrika’da Cizvit papazlarını devlet gücüyle desteklemişti. Sebebi sorulduğunda şu cevabı vermişti:
- Bizim laikliğimiz ihraç etmek için değildir!
Çünkü Kilise Kuzey Afrika’da Fransızcayı yayıyordu! (Robert Gildea, France,
1870-1914, sf. 49-50)Kaldı ki 111 ülkedeki bu okullar “Türk okulları”dır ve modern eğitim veriyor. Dünyalı bütün bu çocukları sevgiyle kucaklıyorum, “ses bayrağımız”ı kıtalara götüren idealist öğretmenleri alkışlıyorum.

Read more...
Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST