20 Kasım 2007 Salı

TIME 2007

TIME 2007 Türkiye'nin Telekom, Internet, Media ve Eğlence alanlarında çalışanları biraraya getiriyor. 26-27 Kasımda İstanbul'da. Bu yıl dördüncüsü yapılacak olan etkinlik, bu 4 sektördeki kişileri birbirleriyle buluşturuyor.

TIME 2007 kapsamında 30 yakın konu işlenecek. Bunlardan bazıları;

-TIME endüstrisinde bölgesel pazarların gelişimi ve Türkiye’nin şansı,
-Etkin rekabet yolunda numara taşınabilirliği,
-IPTV-İçerik bazlı iş modelleri,
-Çok hızlı internet ve getirdikleri,
-Mobil TV ve kişiselleştirme,
-Online reklam, oyunda reklam,
-Doğrudan ve etkileşimli mobil pazarlama,
-Dijital müzik endüstrisinde yeni iş ve dağıtım modelleri,
-Medya sektöründe içerik yönetimi ve dağıtımı,
-Dünyada TIME endüstrisi pazar büyüklüğü ve beklentiler,
-Kullanıcı tarafından üretilen içerik,
-İnternet’te pazarlamanın yeni kuralları,
-Radyoların altın çağı: dijital ve etkileşimli radyo,
-Dijital müzik ve film endüstrisinde karşılaşılan hukuksal sorunlar,
-Teknoloji ve sanat,
-Ben bir bloggerım.

Read more...

13 Kasım 2007 Salı

Farklı bir yaklaşım

Bir gazetede çıkması üzerine ben de "ne olmuş" diye baktım. USAK başkanı Sedat Laçiner'in Hangi PKK, Hangi DTP? başlıklı makalesini okudum. Özellikle; Genç PKKlılar (Derin PKK), PPKda liderlik sorunu, ABD'nin etkisi, Siyasileştirme çabaları gibi konuları işlemiş.

Beğendiğim iki tespitten ilkinde, siyasileştirme konusunda IRA örneğine atıfta bulunarak, siyasileştirmenin yararları konusunda şunları yazmış:
"Bunun birkaç yararı olmuştur: İlk olarak siyasi ve silahlı alanda mücadele verenler arasında yaşam farkı siyasi farkları getirmiş ve bazı görüş farkları oluşmuştur. İkinci olarak terörün meşruiyet zemini yasal sahada azaltılmıştır. Terör örgütü sempatizanları silahlı mücadelenin tek yol olmadığını düşünmeye başlamışlardır. Üçüncü olarak siyasetin yıpratıcılığı örgüt yandaşlarını da yıpratmıştır. Dördüncü olarak örgüt ile iletişim kurulabilmiştir. Beşinci olarak Sinn Fein kanalıyla örgüt daha sorumlu bir hale getirilmiştir. Her eylemden sonra bunu topluma izah etmek zorunda olan Sinn Fein olmuştur. "

Bir diğer etkili tespiti ise, PKKnın DTP'yi meclisten kovdurma gibi bir hedefinin olduğu. Laçiner PKKnın kendisini, bununla bölgede tek yetkili organ olarak gösterme çabasının olduğunu yazmış.

Tamamının okunmasında fayda var diye düşünüyorum.

Read more...

8 Kasım 2007 Perşembe

Beşiktaş'ta neler değişmelidir?

Beşiktaş'ta neler mi değişmelidir?

1. Önceki yazımda da belirttiğim gibi bu sorunları başımıza durduk yere açan yönetim değişmelidir.
2. Oynayamayan, ruhunu ve aklını sahaya koyamayan oyuncu -bir daha gelmemek üzere- gönderilmelidir.
3. Kendi ülkelerinde tutunamayıp, Türkiye'yi 3. dünya ülkesi olarak gören ve tam anlamıyla çalışmayan yabancı futbolcular gönderilmelidir.
4. Gelen yabancılar da teknik ve yapı olarak Türkiye'de bulunmayan cinsten olmalıdır.(Roberto Carlos, Hagi gibi).
5. En iyi teknik direktör süre verilendir mantığıyla, teknik heyete en az 3 yıl verecek yönetimler gelmelidir.
6. Ertuğrul Sağlam bu korkaklıkta ısrar etmediği müddetçe destek verilmelidir.
7. Son olarak; Beşiktaş yönetimi, profesyonellere teslim edilmelidir, duygularıyla hareket edenlere değil.

Read more...

Tarihi Fark. Neden?

Yazmak istemedim ama duramadım. Beşiktaş'ın Liverpool maçından bahsetmek istiyorum. Ancak Liverpool maçından önce yaşananları anlatmak isterim.

Fener maçına çıkmadan önce Beşiktaş için herşey güzel gitmese de en azından kabul edilebilir düzeydeydi. Fener maçında o kadar da abartılacak bir hakem hatası olmamasına rağmen, yönetim maçtan hemen sonra yaygarayı kopardı. Maç kızgınlığı ile basına, hakem ve federasyon hakkında adeta ateş püskürüyordu. Eğer dedikleri adamlar istifa etmeselerdi, bundan sonra maçlara paf takımla çıkacaklarını söylüyordu. (Oldum olası böyle kararlar hep içimi kemirmiştir. Aynı heyecana, son PKK saldırısında hemen Kuzey Irak'a saldıralım diyenler de kapılmışlardı. Org. Hilmi Özkök'ün çok sevdiğim bir lafı vardı: Son anda akla gelen 'parlak' fikirlerden daima korkarım. Bundan ötürü bu gibi olaylarda hep düşünerek hareket etmekten yanayım.) Ne var ki korkulan oldu. Bozuk moralle maça çıkmanın bedelini çok ağır ödedik. Umarım yönetim bundan bir ders çıkarmıştır. Ancak şu bir gerçek olmuştur ki: Tamamı iş adamlarından oluşan yönetimler, kriz yönetimi, durum yönetimi nasıl olur bilmiyorlar. Ben de neden şirketlerini CEO'lara bıraktıklarını şimdi daha iyi anlamış oluyorum.

Daha sonraki yazıda Beşiktaş'ta nelerin değişmesi gerektiğini anlatacağım.

Bu arada Fenerbahçe'yi kutlarım. İnşallah Şampiyonlar Ligi'nde tur atlarlar. Çünkü bunu hakediyorlar. Dün gece PSV önünde gerçek bir futbol izledim. Teşekkürler ayrıca...

Read more...
Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST