24 Aralık 2011 Cumartesi

Ruh Kardeşleri!..

Nerede babayiğit Erdoğan..
Nerede koçyiğit Bahçeli..
Nerede "içimizden biri" Kılıçdaroğlu..
Nerede anlı şanlı sosyalist Sırrı Süreyya..
Nerede kodu mu oturtan Muharrem İnce..
Nerede hiçbir konuda uzlaşmayan BDP..
Nerede "onlar ruh ikizi" diyen MHP..
Neredeler..
Alla'şkına..
Fransa'yı boşuna boykot etmeyin..
Asıl Fransızlar içimizde..
Edecekseniz onları edin..

İlaçla Uyuttular
Kamuoyu Fransız Ulusal Meclisi’ndeki soykırımı inkar edenlere ceza öngören yasayla ilgili gelişmeleri izlerken TBMM’de ilaç katılım payıyla ilgili yasayı görüşen milletvekilleri, araya kendilerine katmerli zam sağlayan düzenlemeyi ekledi. Düzenleme emekli milletvekili maaşını 7.7 bin liraya, çift maaş alan vekillerin aylık gelirini de 19.7 bin liraya çıkardı.

Read more...

18 Aralık 2011 Pazar

Özgürlük!

İngiliz yargıç, gece yarısı parktan geçen kızı korkutan adama 7 yıl, 7 gün hapis verir. Buna şaşıran gazeteciler sorarlar: "Adam kıza elini bile süremedi. Kaçan kızın çığlıklarına yetişenler de adamı yakaladılar. Bu 7 yıl, 7 gün çok değil mi?" Yargıcın yanıtı: "Kızı korkutmanın karşılığı 7 gündür. 7 yıl, İngiliz kızlarının gece yarısı parkta dolaşma özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır."

Devlet kendi varlığının temeli olan vatandaşının özgürlüğünü korumak zorundadır. Eğer o adama böyle bir ceza verilmese olay rutin bir hal alacak ve kadınların/kızların "gece yarısı parkta dolaşma"larını engelleyecek düzeye gelecekti. Bu da uygar bir topluma yakışmazdı.

Yargıçlarımız daha fazla sorumluluk almalı, vicdanlarını öne çıkarmalıdır.

Read more...

10 Aralık 2011 Cumartesi

Aşk Leyla'yı sevmek değildir.

Diyelim ki kızın birini görüyorum, içime bir ateş düşüyor ve aşık oluyorum. Yok öyle yağma, böyle beleş bir şey olabilir mi? Ateş düştükten sonra ne halt yediğine bağlı olarak aşk olur ya da olmaz. Ateş düştükten sonra o ateşi düşüren kişiye gidip onu söndüreyim hemen diyorsan, orada aşk yoktur. Ama aşk düştüğünde; kendimizi, hayatı, yaşadığımız kültürü anlamaya ve dönüştürmeye çalışıyorsak, işte aşk odur. Bize insan olduğumuzu hatırlatır ve büyük bir sorumluluk yükler.

Aşk eşittir sevgili değil! İki kişilik de değil, çok kişiliktir aşk. Bütün dünyayı düşman belleyip, Leyla’yı sevmek değildir. Leyla’da bütün insanlığı sevmektir.

[Ahmet İnam]

Read more...

29 Kasım 2011 Salı

O tam bir dengedir!

Aylar önce, yani tam tamına Burcu Hoca'nın doğum gününde onun için şöyle bir şeyler karalamıştım. Çok sevinmişti. Hemen arayıp teşekkür etti, kendisine ilk defa şiir yazıldığı için de çok duygulandığını belirtti. Sonradan söylediğine göre, annesi hanımefendi bu şiirin bir çıktısını alıp ofisindeki panoya bile asmıştı. Şimdi bu şiirin facebook ağlarında kaybolmasına gönlüm razı olmadı. Burcu Hoca'nın da hoşgörüsüyle burada yayınlamayı, böylece blogu da neşelendirmeyi istedim.

Burcu Hoca'yı nasıl bilirsin diye sorsalar, şöyle derim:

Havalı, ama burnu havada değil..
Güzel, ama kendini beğenmiş değil..
Karizmatik, ama kasıntı değil..
Samimi, ama laubali değil..
Sakin, ama lakayıt değil..
Kıpır kıpır, ama şımarık değil..
İyi giyinir, ama abartı değil..

Yani nasıl desem;
O tam bir dengedir.
Doğu ile Batı'nın birleştiği,
Kuzey ile Güney'in öpüştüğü,
Bunlara Çeçenya'nın karıştığı,
Bir yerdendir.
Tam ortasındandır memleketimin.

Burcu Hocam,
Adınız gibi..
Yüzünüz de güzel..
Özünüz de güzel..
İyiki varsınız..
İyiki bizimlesiniz..
İyi yaşayın, çok yaşayın!..

Read more...

20 Ekim 2011 Perşembe

Basit düşün!

Mutfakta dört beş aydır bir su sızıntısı vardı. Laminantın altından gelebileceğini söylemişti bir usta. Sökmek gerekiyordu.

Halıyı kaldırdık. Buzdolabını, masayı filan her birini ayrı köşelere çektik. Eve daha yeni taşınmıştım. Kıyamıyordum. Çok seviyordum mutfağı. Evin en sevdiğim yeriydi. Ama böyle olunca elim ayağım soğudu evden.

Usta eziyetiydi, pislikti, temizlikti çekemezdim. Günde bir kere kurulayarak geçiştirdim şimdiye kadar.

En nihayetinde, ne olacaksa olsun dedim. Çağırdım ustayı. Ben yaşlardaydı. Laminantı sökmeye gerek yok dedi. Olsa olsa çamaşır makinesinin arkasındaki borudan kaynaklanabilir. Sıkıştırdı boruyu. Ve..

İki gündür su çıkmıyor. Şimdi eşyaları da eski yerine koyarsak tamamdır. Eski motivasyon devam.

Ama şunu anladım: Evdeki sorunlarda fazla derinlere inme, basit düşün. Evler o kadar da komplike şeyler değil.

Read more...

12 Ağustos 2011 Cuma

Yılmaz Özdil birinci!

Hürriyet Gazetesi'nin internet sitesi hurriyet.com.tr, yazarlarının okunma ve paylaşılma sayılarını okurlarıyla paylaşıyor. Hep merak etmişimdir, Hürriyet'in en fazla okunan yazarı kimdir, diye? Mesela Ahmet Hakan'la Ertuğrul Özkök'ü çok merak ederdim. Tabiiki Yılmaz Özdil'i de.

Bu bilgilerin paylaşılmasından, az okunan yazarlar bir süre sonra rahatsız olur, uygulamadan vazgeçilir diyerek birkaç bilgi paylaşayım istedim.




Read more...

31 Mayıs 2011 Salı

Yazmasam olmaz!

- Otur, dedi.
- Neden?
- Rahatsız olmuyor musun?
- Yoo..
- Yorulmuyor musun?
- Hayır? Çoktandır oturuyorum zaten. Oturmaktan yoruldum.

- N'apabiliriz ki?
- Valla ben bildiğim işi yapıyorum.
- Nedir o?
- Yazıyorum. Belki yolu bu taraflara düşenler belki de bu deryada kendini kaybedenler rastlar da okursa diye yazıyorum. Bunları yazmasam olmaz. Zaten şimdiye kadar hep oturdum şimdi kalkma zamanı.
- Sen bunları yazarsan bir şeyler değişir mi?
- Yazmak, zamana not düşmektir. Bir şeylerin değişmesini sağlayamasam bile ileriye yönelik atılmış bir işaret fişeğidir. Bir imzadır. Varsın olsun, değişmesin.

Dedim ya, geleceğe dair not düşmektir muradım.

Bir, durup dururken bir generali tutukladılar. Amaç şu, askerin herhangi bir tepkisinde, askeri millete şikayet etmek.

İki, cuntacı cumhurbaşkanını ifadeye çağırdılar. Amaç şu, askerin karşısında dimdik ayakta duruyoruz. Biz askeri muma çeviren iktidarız.

Hırçınlaşan iktidar demeci:

CHP'ye oy verenler ateisttir.

Bir şey daha bekliyorum, o da şu:

MHP'ye oy verenler ahlaksızdır.

Ya da;

MHP gelirse pornoyu serbest bırakabilir.

Read more...

27 Mayıs 2011 Cuma

Kırkikindi Mogan'da güzeldir

-kara bulutlar yaklaşırken-

Wikipedia Kırkikindi için şu tanımı kullanır:

"Kırkikindi, İç ve Doğu Anadolu'da, ilkbahar ve yaz aylarında öğleden sonra, ikindi saatlerinde görülen konveksiyonel yağışlara halk arasında verilen isimdir. Bu yağışlara, genelde ikindi vakti başladığı ve 40 gün yağdığına inanıldığı için Kırkikindi yağışları denmiştir."

Kırkikindi İç Anadolu'da, özellikle de Ankara'da başka yaşanır.
Ankara'da ise asıl Kırkikindi yağışları Gölbaşı'nda görülür.
Onun tadına en fazla Gölbaşı'ında varılır.
En güzel anına gölün başında yani Mogan Gölü'nün yanıbaşında rastlanır.
Evet..
Kırkikindiler başladı..

-gölün başı-1-

-gölün başı-2-

Read more...

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Son durum

Bir süredir (tamam uzunca bir süredir) şöyle dolu dolu yazamıyorum. Hayatımda yoğun gelişmeler oluyor. Tam yazayım derken yeni bir şeyler çıkıyor ve bir kere daha bu isteğimi ertelememe neden oluyor.

Peki bu tam olarak ne zamandan beridir böyle?
Eylül'den.

Memleketin birinde işe girdim. Tam oldu, rahata erdik derken, beni başka bir yere gönderdiler. Dilin iyi değil, git biraz bir şeyler öğren dediler. Dediklerini yaptım tabi, mecburen. Onlar için yağmur demedim, çamur demedim, ingilizce öğrendim. Sınava tâbi tuttular, mod-medyana uydum, geçtim. Bu sefer seni başka yere göndereceğiz, ama bu sefer bu kadar kısa sürmeyecek dediler. Nereye dedim? Bir şey demediler. Gidince görürsün demekle yetindiler. Tamam dedim, kabul ettim. Gönderdiler işte başka bir yere. Yani şimdi bulunduğum yere. Burada uzuuunnca bir süre kalıp fizikçilerin içinden çıkamadığı big bang ve ışınlanma gibi konulara açıklık getirip, süper hızlı bilgisayarlar geliştireceğim. Gönderiliş amacım bu muydu, ben bile karıştırmış olabilirim.
İşte bu yazıyı da, bu işlerin güçlerin arasında yazıyorum.
Neyse ben şimdi çıkıyorum (facebook çıkışı gibi oldu), servise yetişmem gerek.

Son durum budur. Onu arzedeyim dedim.

Read more...

28 Nisan 2011 Perşembe

Çin lokantası


Çin lokantası üzerine şiir mi olur Allaşkına?
Küçük İskender yazarsa olur elbet:

...
dağlarda bir çin lokantasıydık senle ben
müşterisiz
mütemadiyen ağlamaklı
için için eğlenceli
temiz...
çevresinde çizgifilm hayvanlarının oynaştığı
bir çin lokantasıydık dağlarda senle ben
bir tahta masa, iki iskemleyle sınırlıydı ülkemiz!
...

Read more...

1 Ocak 2011 Cumartesi

2011 de böyle olsun!

2010..
sıkıntıydı. sevinçti.
bekleyişti. gururdu.
eğlenceliydi. neşeliydi.
maceralıydı. yararlıydı.
paralıydı. hayal kırıklığıydı.
hayvandı. insandı.
bencildi. sencildi.
bereketliydi. komikti.
duyguluydu.
sevgiliydi. özeldi. yeşildi. umuttu. güzellikti.
güzeldi.
sonu muhteşemdi.

2011 de böyle olsun!
daha güzel olsun..

Read more...
Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST