3 Mayıs 2010 Pazartesi

Şampiyon

Tolunay Kafkas demiş ki: "Bu ülkede puana ihtiyacı olan mutlaka kazanır. Biz bu geleneği yıkmak istiyorduk, olmadı." Hoca imada bulunuyor, diyor ki "puana muhtaç takımlar 'bir şekilde' kazanıyorlar." Daha açık yazalım; kazandırılıyorlar.
Haklı.

Ligin son haftaları yaklaştıkça her yıl tekrarlanan şeyler bu yıl da yaşanmaya başladı. Nedir onlar?

- Her sezon en az iki takım yarışa devam ediyor. Bu da ligin heyecanını son haftalara değin sürdürülmesini sağlıyor. Genellikle çoğu insan bu durumun ligin kalitesini yansıttığını düşünür ama "lig sahibi"nin bunda etkili olduğunu söyleyenler de bir hayli. (Ee o kadar para verdiler, satın aldılar adamları, pardon ligi. )

- Genellikle lider, son haftalarda konumunu koruyamıyor ve ikinciye kaptırıyor. Var bunda bir hinoğluhinlik!

- Hakemler maçların kaderini belirliyorlar. Her hafta kritik maçlarda kesin hata yapıyorlar. (Elleri ayakları birbirine dolanıyor. Sanki ilk kez maç yönetecekler.)

- Hakemleri dedik, topçuları saymazsak olmaz. Onlar da topçu mu tiyatrocu mu belli değil. Her maçta "hakem nasıl aldatılır" piyesi çeviriyorlar. Namussuzlar yani.

- Taraftar da aynı. Namussuz. Rakip aleyhine tüm kararları yanlış da olsa destekliyorlar. Hakemi bunlar da aldatmaya çalışıyor. (Kibarlık yapıyorum, hakemin anneciğini karıştırmıyorum.)

- Bir örnek: Geçen hafta Fulham-Hamburg UEFA ligi maçını hakem Cüneyt Çakır hatasız yönetti. Hakem aynı olduğuna göre değişen ne? Değişen topçu ve taraftar karakteri. Demek ki ecnebiler bizimkilerden daha dürüst. (Şo Avropalılar çok çalışkan canııımmm.)

Bu sene aktörler değişti, roller aynı. Fenerbahçe şampiyon olur. Nasıl:

- Aziz Yıldırım devrede. Eğer Fenerbahçe bu sene şampiyon olacaksa, ki öyle görünüyor, bu başkanın sayesinde olacaktır.

- Bakıyorum da Fenerbahçe'nin daha iki maçı var diyorlar, puan kaybeder diyorlar. Yanılıyorlar. Çünkü son iki haftaya lider giren FB şampiyonluğu bir anadolu takımına kaptırmaz.

- Kaptırsa ne olur? Aziz Yıldırım'ın karizması sıfırlanır, başkanlığı sorgulanır. Kendisini korkulu yapan "mafya efsanesi" biter. Böyle bir şey olamayacağına göre o halde Bursa şampiyon olabilir mi, olamaz.

- Ankaragücü'nü Fener yener. Öyle ya da böyle, kesin. Bakmayın "kardeş takım" dedikodularına. Melih Gökçek'in oğlu işini bilir.(Bkz. benim memurum işini bilir.)

- Trabzon'la FB'nin kupa finali var. Anlaşabilirler. FB Trabzon'a "kupa senin lig benim" diyebilir. Burada iki durum var:

1- Trabzon beşinci büyüğün çıkmasını istemiyor. Kendisi Anadolu'nun yegane şampiyonu olarak kalmak istiyor. Maçı FB'ye verir.
2- Ancak, Trabzon'un kuyruk acısı var. Bir senesi Fener'e şampiyonluğu son maçta kaptırmıştı. Bunun öcünü almak isteyebilir. Ama Fener'e gücü yetmez.

- Normal şartlar altında Fener'in ya da herhangi bir takımın önündeki iki maçını da kazanması ihtimali 1/6'dır. Yani yaklaşık yüzde 17. Ama şartlar normal değil. Fener'in iki maçı da alma ihtimali yüzde yüz.

Sonuç: FB şampiyon.

İkinci sonuç: Kendi kendimizi kandırıyoruz. Avrupa'da başarı olmadıkça içeride istediğin kadar şampiyon ol. Bir çocuk için kumda oynamak neyse içeride şampiyon olmak da o kadar kolay.

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST