14 Şubat 2010 Pazar

Danny Kaye ve Cem Yılmaz

Danny Kaye hakkında Türkçe bilgi bulamadım. Ben de kaynak oluşturmak adına biraz bilgi topladım. Özellikle televizyonlar için hazırladığı orkestra şovuyla küçük çocukları eğitme amacını duyduğumda böyle bir araştırmayı yapmak istedim. Çok sesli müziğin o zamanlar ABD'de ne anlama geldiğini bilmek önemli bence...

Danny Kaye:
Asıl adı David Daniel Kaminsky'dir. 18 Ocak 1913'te doğmuş, 3 Mart 1987'de de ölmüştür. Ukraynalı bir yahudidir. Ve dünyanın en tanınan komedyenlerinden biridir. Bir liseye kaydolur ancak buradan mezun olamaz. Daha delikanlı yıllarında "tummler" olarak çalışmaya başlar. (Tummler sözlüklerde "Catskill Mountains" tatil yörelerinde eğlence amaçlı gösteriler yapan kişi, olarak geçer. Bir nevi animatör.) Aslen bu animatörlükten gelen yetenekleri vardır. Aktörlük, şarkıcılık ve komedyenlik bunlardandır.

İlk filmini kısa komedi dalında (Moon Over Manhattan) 1935'te çekmiştir. Bununla birlikte 25'e yakın film çekmiştir.

The Cosby Show
, The Muppet Show, Peter Pan, Pinocchio gibi televizyon şovları yapmıştır. Bu şovlarla ABD'de herkes tarafından tanınmıştır. Özellikle küçük çocukların eğitilmesi amacıyla Danny Kaye'in popülaritesinden çokça faydalanılmıştır.

Özel hayatıyla ilgili olarak, hakkında homoseksüel ve biseksüel olduğu dedikodusu vardır. 1950'lerde Laurence Olivier ile 10 yıllık bir ilişkisi olduğu iddia edilse de bu durum sonradan yalanlanmıştır.

Türkiye'de Cem Yılmaz'ın orkestra şefliği yaptığı etkinlikle gündeme geldi Danny Kaye. Cem Yılmaz'ın bu hareketini ve yaptığı esprileri görünce Danny Kaye geldi akıllara.
Danny Kaye küçük çocuklara orkestrayı, çok sesli müziği sevdirmek amacıyla 1981 yılında "An Evening with Danny Kaye" adlı televizyon şovları yapmıştır. Çocuklar da gençler de her yaştan insan da eğlenirken çok şeyler öğrenmiştir bu şovlardan;
Çok sesli müziği, birden fazla enstrumanın olduğu bir topluluk çalarken her bir çalgının tınısını keşfedebilmeyi, onları birbirinden ayırt edebilmeyi, birbirleriyle uyumunu, her birinin kendine göre bir sırası olduğunu ve bunların belli bir kurala göre olduğunu, onları bir şefin yönetmesi gerektiğini, sesin arkalara ulaşması için hepsinin aynı anda çalmaları gerektiğini, demokrasiyi, sesini duyurabilmenin örgütler kurarak gerçekleştirilebileceğini, birin/bireyin tek başına bir şey ifade etmediğini, çok sesliliğin aslında bir kakafoni değil de uygun yönlendirilirse güzel bir ses çıkarabildiğini, kulağa hoş geldiğini...


Her ne kadar Cem Yılmaz'ın hareketleri ve esprileri ondan önce denenmişleri (özellikle Danny Kaye'i) hatırlatsa da insanlara, olsun, Cem Yılmaz da milletin dikkatini bu alana çekebilmeyi başarmıştır. Haberlerden öğrendiğim kadarıyla gösteri, yurt dışında müzik eğitimi alacak 2 öğrencisine burs verebilmek amacıyla Borusan Filarmoni tarafından düzenlenmiş.

***
İşte Danny Kaye'in "An Evening with Danny Kaye" şovundan bir kısım:


Bu da Cem Yılmaz'dan:


0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST