14 Aralık 2009 Pazartesi

Uzlaşalım, Ama...

Bir önceki yazımı neden yazdım? O girişi neden yaptım?

Son günlerde Demokratik Açılım, Kürt Açılımı gibi politikalar gündemde ya...
Ben de bir "bilgi çalışanı" olarak;
Bilginin bireyi nasıl özgürleştirdiğini...
Bilginin dünyayı nasıl demokratikleştirdiğini...
Herkesin her bilgiye ulaşmada nasıl eşit hale geldiğini...
Bildiğim için, buna tanık olduğum için...
Bir tarafım tüm "sahici" açılımlara destek verirken, bir yanım milli değerlerin yozlaştırılmaya çalışıldığını görerek isyan ediyor.

Demokrasi, insan hakları, kültürel haklar, özgürlük gibi "nereye çeksen oraya giden" kavramlara zaten şüpheyle bakıyorum. Bunların politikaya iliştirilmesiyle iyice kaypaklaştığını görüyorum. Ancak dünya Küreselleşme denen olguyu yaşıyor. Ben de ülkemin bu süreç karşısında ne tavır alacağını, onun karşısında mı yoksa yanında mı olacağını anlamaya çalışıyorum.
İşte böyle bir çabadayken okuduğum bir kitaptır, Dünya Düzdür.

Kitapta özetle Küreselleşmeye entegre olmanın kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor. Karşısında duranları ise ezeceğini anlatıyor. Ve şöyle bir şerh koyuyor:

Ancak düzleşen dünyanın da kendine göre sürtünme noktaları ve çelişkileri vardır. Pürüzsüz bir küresel dünya önündeki bazı engeller gerçekten israf kaynağı ve yitirilmiş fırsatlardır. Fakat bazıları da kurumlar, alışkanlıklar, kültürler ve gelenekler gibi toplumu bir arada tutan ve hepimiz için gurur kaynağı olan manevi değerlerdir.

Tabi ki en büyük sürtünme noktası her zaman kesin hudutlar ve kanunlarıyla ulus devlet olmaktadır.

Düz dünyada siyaset, hangi değerleri ve sürtünme noktalarını (kırmızı çizgileri) koruyacağımıza, hangilerinden vazgeçeceğimize karar verme sanatı olacaktır.
Biz de kitabın sıkça üstünde durduğu bu argümanlardan hareketle diyebiliriz ki, sorunları siyaset, uzlaşma, ikna yoluyla çözebiliriz.
Bu sözüme ben de bir şerh koyuyorum ve "Ancak" diyorum:

"Uzlaşma siyasetinin işlemesi için karşıda da hakikaten uzlaşmayı, ikna olmayı bekleyen birilerinin olması gerekir. Size taş atan birini ikna etmeye çalışamazsınız. Eğer buna kalkışırsanız kafanıza taşları yer, yerinize oturursunuz."

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST