21 Ağustos 2009 Cuma

Geleneğe uymak

Kazanma şansınızın kalmadığını fark ettiğiniz
anda yapılacak en rasyonel şey nedir?
Çılgınlık...

Oyun Teorisi, kararların rasyonel düşüncenin ürünü olduğunu varsayar. Duyguların baskın olduğu çelişkili durumlarda yetersiz kalır bu teori. İrrasyonel karar veren, teoriyi çökerttiği gibi karşı tarafı da çökertebiliyor.

Taraflardan biri en beklenmeyeni yaparsa ya da irrasyonel davranırsa ya da varolan geleneği bozarsa, bunları yapmayan taraf oyunu kaybeder. Oyunu kazanan taraf bunu bazen bilinçli olarak yaparken bazen tamamiyle tesadüfi yapar. Bazen de şartlar, onu, geleneği bozmaya zorlar. Alışılmışı yapmayınca da alışılmışa mahkum olanı mağlup eder.

Bu oyunlar en fazla savaş meydanlarında görülür. Savaşta oyun oynanır mı? Tabiki. Teori tamamen karar verme üzerine bazı şeyleri matematiksel olarak modellemeye, formüllere dökmeye yarıyor. Ve buna da matematikçilerin o çok sevdiği "oyun" adı konuyor. Karar Verme Oyunu da diyebiliriz bu teoriye aslında.
Mesela savaş stratejileri oluşturulurken, karşı tarafın beklemediği veya bekleyip de yapılmasını "çok salakça" bulduğu bir yönden saldırılması, iyi bir stratejik karardır. Karşı tarafın, diğer tarafın o hamleyi yapması halinde salak duruma düşeceği yanılgısı, kendi yenilgisine sebep olabilir. "Salakların" saldırmayı planladığı yönde hiçbir tedbirle karşılaşmaması, savaşın galibini belirlerken asıl salakların da kim olduğunu ortaya koyacaktır.

Geleneğe uymak, normal şartlarda hayatta var olabilmenin, yaşayakalmanın destekleyici (motive edici) unsurudur. Ancak savaşlar, bazı spor karşılaşmaları sıfır toplamlı oyunlardır (zero sum games). Sıfır toplamlı oyunlarda bir taraf kazanırken diğer taraf aynı oranda kaybeder. İşte bu gibi durumlarda geleneğe uymak kaybetmeyi getirebilir.

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST