26 Temmuz 2009 Pazar

Dağa Çıktım: Düşünüyorum

Televizyon yok, gazete yok, telefon yok, internet hiç yok...
Her şeyden mahrum, her şeyden bihaber.
Bunları kafaya takmazsan, görmezden gelirsen yani, biraz da ihtiyacın varsa böyle bir şeye, tüm yokluklar avantaj bile sayılabilir aslında. Eğer unutmak istiyorsan bazı şeyleri veya düşünmek istiyorsan şöyle etraflıca, burası onları yapabilmek için birebir. Burası, seni Fenafillah'a yani kamil insana erdirmek için tüm gücüyle sana yardım ediyor.
Şöyle dağlara bakıp, sonra dağın gökyüzüyle öpüştüğü çizgiyi izleyip sonsuzluğun tadına varılabilir. Sonsuzluk nasıl bir şeydir, hissedilebilir. Böyleyken, sonsuzluğu seyrederken ufkun da bir o kadar geniş oluyor.
İsteyene.
Düşünüyorsun alabildiğine...
Düşünüyorsun sonsuzlukça...

Evet bugün düşünme ve hayallere dalma günü.
Bir şeyi bir an önce aklımdan silip atmam gerek.
Söküp atmam gerek beynimin dehlizlerinden...
Ve üstünde fazla durmamam gerek.
Çünkü biliyorum ki ne kadar çok düşünürsem o kadar hafızamı işgal edecek o 'Şey'.

Bir şey daha düşünüyorum. Daha doğrusu kurguluyorum...
Yeni yeni filizlenen bir şeyi aklımda hayalimde canlandırıyorum.
Nasıl'ını arıyorum.
Birincide için ne kadar sıkılır burkulur ise, 'Bu'nda yüreğin o kadar ferahlar rahatlar.
Bu 'Şey' öyle bir şey ki, birinci 'Şey'in panzehiri.
İlacı.
Yaralara derman,
Güzelliklere bir ferman...
Geleceğin önünü açan,
Ön görmeye yarayan bir çift göz gibi adeta...
Düşünüyorum...
Düşlüyorum...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST