25 Temmuz 2009 Cumartesi

Dağa Çıktım (1)

Tuzluca'nın Uğurca Köyü. Köyde 52 kişi yaşıyor. Bir zamanlar 300-400 kişi yaşıyormuş, şimdi ise insanların çoğu İstanbul'a yerleşmişler. Köydekiler birbirleriyle genelde akrabalar. Köyün en tanınmış yerleri, su çıkan gözeleri. Acıbulak, Kanalbulak, Şirinbulak... Özellikle Acıbulak denen soda tadında suları çok ünlü. Böbrek taşlarına iyi geliyormuş. Bunlardan İstanbul'a götürenler bile var. Hatta bir doktor, hastalarına bu sudan tavsiye etmeye başlamış bile...Her türlü bitkiyi bulmak mümkün: Isırgan otu, Kuşebbeyi (Türkçesi nedir?), Kuşburnu, Kevgen...

Televizyon filan yok. O yüzden zaman geçirici oyunlar oynuyoruz. Mesela normal şartlar altında oynamayacağımız, aklımıza hayalimize bile gelmeyen İsim-Şehir (tamam kabul, karizma çizildi) oynuyoruz. Sonrasında ise mantık sorularıyla hem zaman öldürüyoruz hem de birbirimizi sınarken yeni şeyler öğreniyoruz. Tipik eski zaman halleri... Herkes birbiriyle içiçe, herkes birbiriyle kanka. Böceklerle bile...

Burada acaip böcekler var. Hepsinden olağanüstü tırsıyoruz. Örneğin kulağa giren böcek var. Adı Gildan. İsmi bile bizi korkutmaya yetiyor. Çoğu geceleri ortaya çıkıyor. Ve geceleri eğer uykunuz yoksa, o gece sizin için kabusa dönüşebiliyor. O yüzden elimizden geldiğince günboyu yorulup gece de şöyle bir güzel uyku çekmemiz gerek. Her türlü korkudan, her türlü tırsıntıdan yoksun bir uyku...

Uğurca'nın bana göre en güzel özelliği, yaklaşık 40 derece güneşin altında bile terlememeniz. Terleseniz bile üstünüzdekiler vücudunuza yapışmıyor. Çok yürüdünüz ve yoruldunuz, güneş sizi fena halde kavurdu diyelim. Bir ağacın altına oturduğunuz vakit sanki buzdolabına girmiş gibi serinlersiniz. Tam tepelere çıktığınızda artık ağaç gölgesine gerek kalmaz, güneşin altında bile rüzgardan keyif alırsınız. Rüzgar artık sizi güneşin terletmesine izin vermez. Şöyle yanaklarınızı, vücudunuzu sürekli yalayıp geçer ve ferahlarsınız. Ben üşüdüm bile diyebilirim.

Burada telefonlar çekmiyor. Çekse bile sadece Turkcell (Allah'ına kurban :)) çekiyor. Benimki ise Avea. O yüzden kimse beni arayamıyor. Ben de kimseyi arayamıyorum haliyle. Bu zor geliyor başlarda ama sonradan alışıyor insan. Telefonu yanında dolaştırmana gerek yok. Dolaştırsan da sadece saat olarak işe yarıyor... Benimkisi bir de şu notları almama yaradı.
İnternet zaten yok. Olsa bloga gönderebilirdim burda yazdıklarımı. Ama eve gider gitmez yazıları resimleriyle birlikte blogda paylaşacağım. Bu notları güneşin altında alıyorum. Ve benim gibi güneş özürlüsü bir adam bile güneşten rahatsız olmuyor. Rahatım ve keyfim yerinde diyebilirim.

Uğurca Köyü fotolarına resmi sitesinden erişebilirsiniz...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST