3 Şubat 2009 Salı

Bir ana-kız üzerinden Türkiye

Otobüsten dışarıyı seyrediyorum. Önde bir yerlerde oturduğum için olan biten her şeyi görebiliyorum.
Trafik tıkanık. O hengamenin içinde, karşıya geçmeye çalışan bir ana-kız görüyorum. İkisi de bir türlü cesaretlerini toplayıp karşıya geçemiyorlar. Anne hafif tıknaz, topluca, uzun mantosu yere kadar, memeler "önde" sarkık. Kız on iki - on üç yaşlarında. Ürkek.
Otobüs tam sola dönerken, bu ikili de karşıya geçmeye karar veriyorlar. Ancak anne "ağır" olduğu için, "geçememekten" korkan kız, annenin elini bırakıp kendini öne atıyor. Anne de ramak kala geçişini tamamlıyor.
Şimdi, anne kızını paylıyor. Kızını "Niye elimi bıraktın, ya bir şey olsaydı" diye çekiştirirken, muhtemelen kendini savunuyordu kız da. Daha çabuk olmaları gerektiğini anlatıyordu, bence.
Anne tüm hantallığına rağmen, kızından kendisi gibi ağır hareket etmesini bekliyordu. Ancak kız, hayatını kurtarmak için "hızlı" olması gerektiğini biliyordu. Kavramıştı hayatı çünkü. Dünyanın hızına ayak uyduruyordu. Annesi ise hayatı kendi bildiği kurallara göre oynuyor, kızını da böylece kanatları altına almaya çalışıyordu. Herhangi bir "kopmada" ise kızını paralıyordu. İstemiyordu çünkü "işin kontrolden çıkmasını".

Bunu Türkiye'nin bugünkü durumuna benzetiyorum ben...
Bir yanda hayata "uyan" dinamik kız, diğer yanda statükocu annesi...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

  © SUgibiOL Blog 2007-2016

ÜST